21 Mart 2026 Cumartesi

buzağıyı kim yaptı? harun mu samiri mi?

tevrat’a göre harun buzağı’yı gönül rızasıyla mı yaptı yoksa ölümle tehdit edildiği için mi yaptı? 

tekrar soruyorum: tevrat’a göre harun buzağı’yı gönül rızasıyla mı yaptı yoksa ölümle tehdit edildiği için mi yaptı? 

anlamıyorlar, inatla anlamıyorlar biliyorum onun için bir daha soruyorum ve net cevap istiyorum: 

tevrat’a göre harun buzağı’yı gönül rızasıyla mı yaptı yoksa ölümle tehdit edildiği için mi yaptı? 

şimdi okuyalım: 

(talmut, sanhedrin 7a)
israiloğulları put yapmak için hur’un yanına geldiler. hur bunu reddedince onu öldürdüler. bunun üzerine harun dehşete kapıldı ve şöyle düşündü: halk peygamber öldürme günahı işleyeceğine puta tapsın zira belki ileride tövbe ederler dedi ancak onun bu düşüncesi tanrı’yı kızdırdı. 

(talmut, ki tisa 19)
musa gecikince halk harun ve hur’un etrafına toplanıp bize bir tanrı yapın dediler. hur öne çıkıp onları azarladı ancak onu öldürdüler ve harun dehşete kapıldı. en iyisi bu halkı oyalayayım dedi. kadınların altınlarını onlardan istedi. bunun onlara zor geleceğini biliyordu zira israiloğullarının kadınları bu işe razı gelmeyecekti fakat erkekler kadınları dinlemedi ve altınları getirdiler. harun da gözlerini semaya kaldırıp ya rabbi bu işi gönülsüzce yaptığımı sen biliyorsun dedi ve altınları ateşe attı. o sırada sihirbazlar gelip büyü yaptılar ve ateşin içinden buzağı şeklinde bir put çıktı. israiloğulları işte bu bizim tanrımızdır diye haykırmaya başladılar. peki harun ne yaptı? kutlamalar yarına ertelensin dedi sonra yahve musa’ya çabuk aşağı in çünkü halk sapıttı dedi. 

(talmut, şemot rabbah 41:7)
hur onlara karşı çıktı ve dedi ki ey ahmaklar rabbinizin sizler için ne mucizeler yaptığını hatırlamıyor musunuz? fakat israiloğulları hemen ona karşı ayaklandılar ve onu öldürdüler. harun bunu görünce korktu ve ayette yazıldığı gibi bir sunak inşa etmeye başladı halk kendisine yardım etmeye çalıştı ama harun onları oyaladı. izin verin tek başıma yapayım dedi. eğer ben tek başıma sunağı inşa edersem musa iner dedi. harun işleri geciktirmek istedi. 

(talmut, pirkei derabbi eliezer 45) 
mısırlılar put yapıp önünde ilahiler söylüyorlardı. israiloğulları da harun’a gelerek bize de mısırlıların tanrıları gibi bir tanrı yap önünde yürüyüp ilahiler söyleyelim dediler fakat harun ve musa’nın bacısı olan meryem’in oğlu hur onları sert sözlerle azarlamaya başladı. isyancılar ayaklanıp hur’u öldürdüler. harun, yeğeni hur’un katledildiğini görünce bir sunak inşa etmeye başladı. harun şöyle düşündü, eğer ben onların zevcelerindeki altın küpeleri istersem kadınlar bundan razı olmazlar ve iş bozulur. gerçekten de kadınlar küpelerini kocalarına vermek istemediler fakat erkekler küpeleri zorla eşlerinin kulaklarından çektiler ve ateşe attılar. sonra ateşin içinden buzağı şeklinde bir heykel yükseldi. israiloğulları böğüren buzağının peşinden giderek yoldan saptılar. 

(kuran, bakara 2:54)
musa kavmine dedi ki: ey kavmim! sizler, buzağıyı ilah edinmekle kendinize yazık ettiniz. gelin yaratıcınıza tövbe edin de birbirinizi öldürün kendinizi düzeltin.

(kuran, araf 7:150)
musa kavmine kızgın ve üzgün olarak döndüğünde, benden sonra arkamdan ne kötü işler yaptınız! rabbinizin emrini beklemeyip acele mi ettiniz? dedi. öfkesinden levhaları attı ve kardeşinin saçından tuttu, onu kendine doğru çekmeye başladı. kardeşi ey anamoğlu dedi, kavim beni güçsüz buldu. az kalsın beni öldürüyorlardı. sen de bana böyle davranarak düşmanları sevindirme. beni o zalimler topluluğu ile bir tutma dedi.

(kuran, taha 88-94)
böylece samiri onlar için böğüren bir buzağı heykeli ortaya çıkardı. samiri ve adamları bu sizin de ilahınızdır, musa’nın da ilahıdır. öyle iken musa, anlatmayı unuttu dediler. onlar da, musa dönünceye kadar buzağıya tapmaya devam edeceğiz dediler. musa tur dağından dönünce şöyle dedi: ey hârûn! saptıklarını gördüğün zaman bana uymana ne engel oldu? yoksa emrime karşı mı geldin?​ harun şöyle dedi: ey anamoğlu! saçımı sakalımı çekme. ben, israiloğullarının arasını açtın, sözüme uymadın demenden korktum. 

(tevrat, şemot)
bu esnada ahali uzun müddet geçtiği halde musa'nın dağdan inmediğini görünce harun'un yanına cem oldu ona şöyle dediler hadi bize yol gösterecek bir ilah yap zira musa'ya bizi mısır'dan çıkaran o adama ne olduğunu bilmiyoruz harun da onlara zevcelerinizin oğullarınızın ve kızlarınızın kulaklarındaki altın küpeleri çıkarıp bana getirin dedi bunun üzerine herkes kulaklarındaki altın küpeleri çıkarıp harun'a getirdi harun altınları onlardan aldı ve oymacı aletiyle şekil verip bir buzağı heykeli yaptı ahali şöyle demeye başladı ey israil sizi mısır'dan çıkaran elohiminiz işte bu harun bunu görünce heykelin önünde bir mezbah inşa etti sonra yarın yahve'nin şerefine bayram olacak diye ahaliye ilan etti bu sebeple ertesi gün erkenden kalktılar yakılan sunular ve paylaşma kurbanları takdim ettiler ardından oturup yediler ve içtiler sonra da kalkıp eğlenmeye başladılar

bunun üzerine yahve musa'ya şöyle dedi aşağı in zira mısır'dan çıkardığın ahali rezil bir durumda gitmelerini emrettiğim yoldan pek çabuk saptılar kendilerine bir buzağı heykeli yaptılar önünde rükuya varıyorlar ve ona kurbanlar sunup ey israil halkı sizi mısır'dan çıkaran elohiminiz işte bu diyorlar yahve sözlerine şöyle devam etti görüyorum ki bunlar dik başlı bir halk beni ziyadesiyle öfkelendirdiler bırak onları mahvedeyim ve onların yerine senin neslini azim bir millet yapayım

musa elohimi yahve'ye niyazda bulundu ve şunları söyledi ey yahve büyük kudretinle mısır'dan çıkardığın halkına gazap edip onları nasıl yok edersin o zaman mısırlılar şöyle demez mi elohimleri onları mısır'dan çıkarırken maksadı kötüydü onları dağlarda katletmek ve yeryüzünden silmek istedi bunun için lütfen öfken dinsin halkını mahvetme kararından vazgeç kulların ibrahim ishak ve israil'i hatırla kendi üzerine yemin edip onlara şöyle demiştin sizin neslinizi gökteki yıldızlar kadar çoğaltacağım vaad ettiğim gibi tüm bu toprakları sizin neslinize vereceğim ve devirler boyu onların olacak bunun üzerine yahve halkını mahvetme kararından vazgeçti

sonra musa elinde iki hatırlatma levhasıyla dağdan indi levhaların iki tarafı da hem önü hem de arkası yazılıydı levhaları elohim imal etmişti üzerlerine oyulmuş yazılar da elohim'in yazısıydı yeşu halkın bağırış seslerini duyunca musa'ya konaklama yerinden harp sesleri geliyor dedi fakat musa şu mukabeleyi verdi duyduklarım ne zafer şarkısı ne de yenilenlerin ağıtları duyduğum şarkının ezgisi farklı musa konaklama yerine yaklaşıp buzağıyı ve raks eden insanları görünce ziyadesiyle hiddetlendi elindeki levhaları dağın eteğinde yere atıp parçaladı yaptıkları buzağıyı alıp yaktı ve ezip toz haline getirdi ardından tozu dereye savurdu ve israiloğullarına o suyu içirdi harun'a bu ahali seni nasıl ikna etti de böyle büyük bir günaha önayak oldun diye sordu harun şöyle mukabele etti efendim gazap etme sen de gayet iyi biliyorsun bu ahali kötü şeyler yapmaya meyyaldir bana gelip şöyle dediler bize yol gösterecek bir ilah yap zira musa'ya bizi mısır'dan çıkaran o adama ne olduğunu bilmiyoruz ben de kimin altını varsa çıkarıp bana versin dedim altınları ateşe attım ortaya bu buzağı çıktı

musa halkın dizginsizce davrandığını harun'un da buna müsaade ettiğini gördü bu sebeple ahali düşmanları karşısında rezil bir vaziyete düşmüştü musa konaklama yerinin girişinde durup yahve'nin tarafında olanlar yanıma gelsin dedi ve tüm levioğulları onun yanına toplandı o zaman onlara şöyle söyledi israil'in elohimi yahve diyor ki hepiniz kılıcınızı kuşanın konaklama yerini bir girişten öbürüne boydan boya dolaşın bu günaha karışan kim varsa kardeşiniz komşunuz ya da dostunuz bile olsa katledin levioğulları musa'nın dediğini yaptılar o gün yaklaşık 3.000 adam öldü sonra musa levioğullarına şunları söyledi bugünden itibaren kendinizi yahve'nin hizmetine adayın hepiniz kendi oğluyla kendi kardeşiyle savaştı yaptıklarınızın karşılığında bugün elohim sizi mükâfatlandıracak

şimdi soruyorum: 

tevrat’a göre harun buzağı’yı gönül rızasıyla mı yaptı yoksa ölümle tehdit edildiği için mi yaptı? 

tevrat’a göre harun buzağı’yı gönül rızasıyla mı yaptı yoksa ölümle tehdit edildiği için mi yaptı? 

musa harun’a niçin kızıyor? harun niçin mazeret bildiriyor?

musa harun’a niçin kızıyor? harun niçin mazeret bildiriyor?

musa harun’a niçin kızıyor? harun niçin mazeret bildiriyor?

özet: buzağıyı harun yaptı ama bunu gönül rızasıyla değil bir grup zorba yahudi yüzünden yaptı. esasen buzağıyı yapan samiri’dir. samiri harun’a bu işi zorla yaptırmıştır. ölüm korkusu ile…


habil ademoğlu 20/03/2026


15 Mart 2026 Pazar

allah'ın oğlu rabbimiz isa mesih'in gelişi

fahrettin razi, maide suresi 18.ayetin tefsirinde şöyle der: allah’ın oğlu ifadesini hristiyan ve yahudiler mecaz anlamda kullanmaktadır. allah’ın birini oğul edinmesi ona daha fazla şefkat ve sevgi duyması anlamındadır. ehli kitabın bu sözünden maksat allah’ın kendilerine en mükemmel şekilde inayet etmesi anlamına geldiğini beyan etmiştik.

kuran, maide 18
yahudi ve hristiyanlar bizler tanrının oğullarıyız yani sevgili kullarıyız dediler. de ki madem öyle o halde allah size neden günahlarınızdan dolayı azap ediyor? 

ayetteki ve edatı bağlaç anlamında değil beyan anlamında kullanılmıştır. bkz: arapçada beyan vavı.

incil, 1.yuhanna 2:29
doğruyu yapan herkes tanrının çocuğudur.

incil, yuhanna 10
isa kendisini küfürle suçlayan yahudilere: “tevrat’ta peygamberlere tanrının oğlu ve tanrılar denmiyor mu? ben tanrının oğluyum dediğim için beni nasıl küfürle suçlarsınız?” dedi. 

tevrat, mezmurlar 82
hepiniz tanrılarsınız ve hepiniz yüceler yücesinin oğullarısınız. 

incil, romalılar 8:14
allah’ın ruhu tarafından yönetilenlerin hepsi allah’ın oğullarıdır.

incil, galatyalılar 3:26
hepiniz mesih isa vesilesiyle allah’ın oğullarısınız.

incil, matta 5:9
selamet sağlayanlara ne mutlu çünkü onlar allah’ın oğulları diye çağrılacaklar.

incil, matta 5:45
göklerdeki babanızın oğulları olasınız diye.

incil, luka 20:36
dirilişin oğullarıdırlar ve allah’ın oğullarıdırlar.

incil, ibraniler 2:10
birçok oğulu yüceliğe ulaştıran.

tevrat, yaratılış 6:2
allah’ın oğulları insan kızlarının güzel olduğunu gördüler ve kendilerine seçtiklerini aldılar.

tevrat, yaratılış 6:4
allah’ın oğulları insan kızlarına girdikleri günlerde ve ondan sonra da yeryüzünde nefilimler vardı.

tevrat, eyüp 1:6
bir gün allah’ın oğulları rabbin huzuruna geldiler.

tevrat, eyüp 2:1
yine bir gün allah’ın oğulları rabbin huzuruna geldiler.

tevrat, eyüp 38:7
sabah yıldızları birlikte sevinirken ve allah’ın oğulları sevinçle bağırırken.

tevrat, tesniye 14:1
siz allahınız rabbin oğullarısınız.

tevrat, hoşea 1:10
onlara yaşayan allah’ın oğulları denilecek.

kuran, tevbe 30
yahudiler üzeyir allah’ın oğludur dediler. hristiyanlar da mesih allah’ın oğludur dediler. bu, onların ağızlarıyla geveledikleri sözleridir. önceki kafirlerin sözlerine benzetiyorlar. allah onları kahretsin.

burada allah’ın kızdığı husus bu sözü önceki kafirlerin sözlerine benzeterek söylemeleridir. eğer benzetmeden söyleselerdi sorun olmayacaktı. allah’ın oğlu ifadesini mecaz anlamda değil hakiki anlamda kullananlara allah lanet etmektedir. tevrat’ta hz davud peygambere de allah'ın oğlu denmektedir. dikkat ederseniz kuran onlar davud'a allah’ın oğlu dediler onlara lanet olsun demez çünkü tarihte hiçbir kimse davut için hakiki anlamda tanrı oğlu dememiş bunu kastetmemiştir. eğer kasteden olsaydı allah onlara da reddiye yapardı. ameller niyetlere göredir. 


arabistan’da bulunan dişi melek suretindeki put. araplar meleklerin biyolojik anlamda gerçekten allah’ın çocuğu olduğuna inanıyorlardı. kuran’daki ayetlerin bağlamı budur. kuran’daki ayetlere bakın. bağlam nedir dikkat edin. ayrıca arapçada velet biyolojik anlamda çocuk demektir. ibn ise mecaz anlamda çocuk olabilir. 

kuran, isra 40
allah erkek çocukları size ayırdı da meleklerden kız çocukları mı edindi? 

kuran, enbiya 26
allah bir VELET edindi dediler hayır melekler muhterem kullardır. 

kuran, yunus 68
allah bir VELET edindi dediler. allah bundan münezzehtir. 

kuran, meryem 90
rahman’a VELET isnat etmelerinden dolayı neredeyse gökler çatlayacak. 

kuran, muminun 91
allah hiçbir VELET edinmemiştir. 

kuran, zuhruf 16-19
allah yarattıklarından kız çocuğu edindi ve oğulları da size mi ayırdı? onlar kendilerine kız çocuk müjdelendiğinde öfkeden yüzleri simsiyah kesilir ama kız çocuğunu rahman’a isnat ederler. onlar rahman’ın meleklerini de dişi saydılar. meleklerin yaratılışına şahit mi oldular? 

kuran, tur 39
kızlar allah’a ama erkekler size mi? 

kuran, necm 21
erkekler size ama dişiler allah’a mı? 

eğer mesele mecaz kullanmak ise allah’a ha oğul isnat etmişsin ha el ayak göz isnat etmişsin. küfür küfürdür. allah’a serçe parmak isnat etmek hafif küfür, bacak isnat etmek ağır küfür değildir. küfür küfürdür. küçüğü büyüğü olmaz. şimdi kuran ve hadislerdeki KÜFÜR (!) sözlere bakalım.

gece vakti rabbim en güzel şekilde yanıma geldi. elini iki omzumun arasına koydu. onun serinliğini göğsümde hissettim. (tirmizi 3233)


allah’ı dev cüsseli ve kocaman organları olan bir yaratık gibi anlatan sayısız hadis vardır, bunlar o kadar çoktur ki onları tevil etmek artık mümkün değildir. (fahrettin razi, el-metalibul aliye, 7.kitap / 3.bölüm / sf:629)


arş, arapça’da taht ve sandalye anlamına gelir. kuran’da allah sandalyenin üzerinde oturmuş olarak tasvir edilir. islam mezhepleri içinde mücessimeler, müşebbiheler ve selefiler bu ayetleri mecaz kabul etmezler.

27:38 hanginiz onun arşını (TAHT) bana getirir
27:41 onun arşını (TAHT) tanınmaz hale getirin
27:42 senin arşın (TAHT) böyle miydi
38:34 süleyman’ın arşı (TAHT)
 
69:17 rabbin arşını 8 melek taşır. 

40:7 arşı taşıyanlar ve onun çevresinde olanlar rablerini hamd ile tesbih ederler ve ona iman ederler.

7:54 sonra arş üzerine istiva etti
10:3 sonra arş üzerine istiva etti
13:2 sonra arş üzerine istiva etti
20:5 rahman arş üzerine istiva etti
25:59 sonra arş üzerine istiva etti
32:4 sonra arş üzerine istiva etti
57:4 sonra arş üzerine istiva etti
9:129 o büyük arşın rabbi olan allahtır
23:86 büyük arşın rabbi kimdir
23:116 arşın rabbidir
43:82 arşın rabbidir
85:15 arşın sahibidir
27:26 büyük arşın rabbidir


69:17 rabbin arşını 8 melek taşır. 
69:17 rabbin arşını 8 melek taşır. 
69:17 rabbin arşını 8 melek taşır.
69:17 rabbin arşını 8 melek taşır. 
69:17 rabbin arşını 8 melek taşır. 
69:17 rabbin arşını 8 melek taşır. 
69:17 rabbin arşını 8 melek taşır
 
allah’ın tahtını 8 melek taşır ayeti ne demek? evet eğer mecaz ifadelere küfür diye zıplayacaksanız ilk olarak kuran’ı inkar edin. ikiyüzlü olmayın. düşünün eğer vahiy devam etseydi ve yeni bir kitap inseydi: "ONLAR ALLAH'IN ELİ VAR DEDİLER, ALLAH BUNDAN MÜNEZZEHTİR, ONLAR ALLAH'I SANDALYEYE OTURTTULAR HALBUKİ ALLAH MEKANDAN MÜNEZZEHTİR." ayeti yazsaydı bu kuran’a mı reddiye olurdu yoksa mücessime mezhebine mi?

bu kuran’a mı reddiye olurdu yoksa mücessime mezhebine mi?

bu kuran’a mı reddiye olurdu yoksa mücessime mezhebine mi?

bu kuran’a mı reddiye olurdu yoksa mücessime mezhebine mi?

bu kuran’a mı reddiye olurdu yoksa mücessime mezhebine mi?

bu kuran’a mı reddiye olurdu yoksa mücessime mezhebine mi?

#####

İSA MESİH RABBİMİZ Mİ? RAB NE DEMEKTİR? 


rab = efendi, öğretmen, sahip anlamına gelir. hem allah için hem insanlar için kullanılan ortak bir kelimedir. 

kuran, yusuf 23
yusuf efendisi potifar için RABBİM demektedir. 

kuran, meryem 7-10
zekeriya tapınağa gelen meleğe RABBİM diye hitap etmektedir. 

hadis, buhari 2552
hz muhammed, köle sahiplerine rab, mevla demektedir. 

kuran, enfal 40
hem insanlar hem de allah için kullanılan ortak kelimeler vardır. mevla ve rab kelimesi eş anlamlıdır.

kuran, tekvir 22
sizin SAHİBİNİZ deli değildir. (sahip = rab = mevla = efendi. hz muhammed de bizim rabbimiz yani efendimizdir.)

hadis, tirmizi 3233
gece vakti RABBİM en güzel şekilde yanıma geldi. elini iki omzumun arasına koydu. onun serinliğini göğsümde hissettim. (bence bu hadiste rabten kasıt efendimiz rabbimiz hz isa’dır veya bir melektir çünkü haşa allah gelip bunu yapamaz.)


#####

RABBİMİZ İSA MESİH’İN GELİŞİ

bu yazıyı el shaliach ilkesini bilen kimseler için yazıyorum. el shaliach temsilci ilkesi demektir. kuran’da allah’ın elçilerine allah dendiğini, devletin memurlarına devlet dendiğini bilmeyen lütfen önce “yakup peygambere niçin israil deniyor? el shaliach ilkesi nedir?” adlı yazılarımızı, videolarımızı izleyip bizi anlasın. efendimiz isa kıyamet alameti olarak yeryüzüne bir kral olarak gelecek, şeytanı zincire vuracak ve bin yıl sürecek krallık kuracak. bu süre zarfında dünyayı adaletle dolduracak. 1000 yılın sonunda insanlar tekrar bozulacak ve şeytan salıverilecek. son savaş olan yecüc mecüc istilası olacak. hz isa önderliğindeki müslümanlar tam yenilirken gökten bir ateş gelip tüm kafirleri öldürecek ve mahşer meydanı kurulacak. kötüler ebediyyen kalacakları cehenneme atılacak.

kuran, fecr 22
rabbin (isa’nın) gelip meleklerin saf saf dizildiği zaman

kuran, nebe 38
ruh (isa) ve melekler saf saf dizildiği zaman. 

kuran, nisa 171
isa allah’tan bir ruhtur. 

kuran, enam 158
onlar rabbin (isa’nın) ve meleklerin gelmesini mi bekliyorlar?

kuran, bakara 210
onlar allah’ın (yani allah’ın elçisi isa’nın) bulutlar içinde gelmesini mi bekliyorlar?

incil, vahiy 1
işte isa bulutların içinde geliyor, her göz onu görecek.

ey malik rabbine söyle işimizi bitirsin. (zuhruf 43:89) burada malik ile kastedilen isa mesihtir. malik kral demektir. mesih de kraldır. malik ayrıca yetki ve mülk sahibi demektir. incil’de şöyle yazar: “yerde ve gökteki bütün yetkiler bana verildi.” (matta 28:18)


habil ademoğlu 15/03/2026

3 Mart 2026 Salı

ibrahim'in ateşe atılması

rabi hiyya şöyle rivayet etmiştir: ibrahim’in babası terah bir put satıcısı idi. bir defasında terah bir yere gitmek zorunda kaldı ve yerine bakması için ibrahim’i bıraktı. bir adam gelip bir put satın almak istediğinde, ibrahim ona "kaç yaşındasın?" diye sorardı. adam "elli" veya "altmış" derdi. ibrahim de ona şöyle derdi: "bir günlük puta tapmaya utanmıyor musun?” diye ayıplar adam da bundan utanır ve çekip giderdi.


bir defasında, elinde bir tabak ince un taşıyan bir kadın geldi ve "al, bunu onların önüne sun" dedi. ibrahim kalktı, eline bir sopa aldı, en büyüğü hariç bütün putları parçaladı ve sopayı o en büyük olanın eline yerleştirdi.

babası geri geldiğinde "bunlara bunu kim yaptı?" diye sordu. ibrahim dedi ki: "senden bir şey saklayacak değilim; bir kadın elinde bir tabak ince unla geldi ve 'bunlara sun' dedi. ben de önlerine koydum. ama putlardan biri 'önce ben yiyeceğim' dedi, diğeri 'hayır önce ben yiyeceğim' dedi. bunun üzerine aralarındaki o en büyük put ayağa kalktı, sopayı kavradı ve hepsini paramparça etti."


babası terah ona bağırdı: "ne yani, benimle eğleniyor musun? onların bir bilinci mi var, bunu yapabilirler mi?" ibrahim cevap verdi: "peki, madem öyle, ağzının söylediğini kulakların duymuyor mu? (neden onlara tapıyorsun?)"


bunun üzerine terah onu aldı ve nemrud’a teslim etti. nemrud ona dedi ki: "gel, ateşe tapalım." ibrahim dedi ki: "eğer öyleyse, ateşi söndüren suya tapalım." nemrud "peki, suya tapalım" dedi. ibrahim "o zaman suyu taşıyan bulutlara tapalım" dedi. nemrud "peki, bulutlara tapalım" dedi. ibrahim "o zaman bulutları dağıtan rüzgara tapalım" dedi. nemrud "peki, rüzgara tapalım" dedi. ibrahim "o zaman rüzgara dayanan insana tapalım" dedi.


nemrud en sonunda öfkelenerek şöyle dedi: "sen sadece kelime oyunu yapıyorsun. ben sadece ateşe taparım. şimdi seni onun içine atacağım; eğer tapındığın tanrı gerçekse, gelsin de seni oradan kurtarsın!"


o sırada ibrahim'in kardeşi haran da oradaydı. kendi kendine şöyle düşündü: "eğer ibrahim kurtulursa onun tarafındayım diyeceğim, eğer nemrud kazanırsa onun tarafındayım diyeceğim." ibrahim ateşten sağ salim çıkınca ona "sen kimin tarafındasın?" diye sordular. o da "ibrahim'in tarafındayım" dedi. onu da ateşe attılar ama haran'ın iç organları yandı ve öldü. işte bu yüzden kutsal kitapta "haran, babası terah henüz hayattayken, doğduğu memleket olan kaldelilerin ur şehrinde öldü." (yaratılış 11:28) diye yazar. (talmut, bereşit rabbah 38:13)

şimdi kuran’a bakalım: 


1. enbiya suresi (51-70)

52: hani o, babasına ve kavmine: "şu karşısına geçip tapmakta olduğunuz heykeller de nedir?" demişti.

​53: onlar: "biz babalarımızı bunlara tapar bulduk" dediler.

​54: ibrahim: "doğrusu siz de, babalarınız da apaçık bir sapıklık içindesiniz" dedi.

​55: onlar: "bize gerçeği mi getirdin, yoksa sen bizimle eğleniyor musun?" dediler.

​56: hayır, dedi, "rabbiniz göklerin ve yerin rabbidir ki, onları o yaratmıştır. ben de buna şahitlik edenlerdenim."

​57: "allah'a yemin ederim ki, siz arkanızı dönüp gittikten sonra ben putlarınıza bir tuzak kuracağım!”

 58: derken onları param parça etti, ancak kendisine sorsunlar diye büyük olan putu bırakmıştı.

59: bunu ilahlarımıza kim yaptı? şüphesiz o zalimlerden biridir, dediler.

62: ey ibrahim! ilahlarımızı sen mi kırdın? dediler.

63: hayır, bu işi şu büyük put yapmıştır. konuşabiliyorlarsa onlara sorun, dedi.

65: sonra yine eski inançlarına dönüp: bunların konuşmadığını bilmiyor musun ibrahim dediler.

66: ibrahim: öyleyse allah’ı bırakıp da size hiçbir fayda ve zarar vermeyen şeylere mi tapıyorsunuz? dedi.

68: onu yakın, bir şey yapın, ilahlarınıza yardım edin dediler.

69: ey ateş ibrahim’e karşı serin ve selamet ol! dedik.


2. saffat suresi (83-98)

91: onların ilahlarının yanına gitti, yemiyor musunuz? dedi.

92: ne oldu? niye konuşmuyorsunuz?

93: bunun üzerine sağ eliyle bir darbe indirip onları kırdı.

95: siz kendi ellerinizle yonttuğunuz şeylere mi tapıyorsunuz? dedi.

96: halbuki sizi de yaptıklarınızı da allah yaratmıştır.

97: bir bina yapın da ibrahim’i ateşe atın dediler.


3. bakara suresi (258)

allah’ın kendisine hükümdarlık verdiği ve allah hakkında ibrahim ile tartışanı görmedin mi? ibrahim: rabbim diriltir ve öldürür demişti. o kafir: ben de diriltir ve öldürürüm. ibrahim: allah güneşi doğudan getiriyor haydi sen de onu batıdan getir deyince o kafir cevap veremedi. allah zalimler topluluğunu hidayete erdirmez.


4. meryem suresi (41-47)

42: hani babasına şöyle demişti: babacığım işitmeyen, görmeyen ve sana hiçbir faydası olmayan şeylere niçin tapıyorsun?

43: babacığım doğrusu bana, sana gelmeyen bir ilim geldi. öyleyse bana uy ki seni dosdoğru bir yola ileteyim.

46: babası: ey ibrahim sen benim ilahlarımdan yüz mü çeviriyorsun? eğer vazgeçmezsen yeminle seni taşlarım; uzun bir süre benden uzaklaş dedi.

47: ibrahim: selametle dedi, senin için rabbimden af dileyeceğim. çünkü o, bana karşı çok lütufkardır.


habil ademoğlu 04/03/2026

PDF LİNK