onları nerede yakalarsanız öldürün. sizi çıkardıkları yerlerden siz de onları çıkarın. fitne adam öldürmekten daha kötüdür. mescid-i haram civarında eğer onlar size saldırmıyorsa siz de onlara saldırmayın. eğer savaşırlarsa onları öldürün çünkü kafirlerin karşılığı budur. (bakara 2:191)
eğer vazgeçerlerse allah bağışlayandır, acıyandır. (bakara 2:192)
ortalıkta fitne kalmayıncaya kadar allah yolunda savaşmaya devam edin. zalimlerden başkasına düşmanlık yoktur. (bakara 2:193)
haram aylar karşılıklıdır, saygı da karşılıklıdır. kim size saldırırsa size saldırdığı gibi siz de ona saldırın. allah’a karşı takvalı olun iyi bilin ki allah muttakilerle beraberdir. (bakara 2:194)
israiloğullarının üzerine şöyle yazmıştık: kim bir canı kısas veya fesat haricinde bir sebeple öldürürse sanki bütün insanlığı öldürmüştür. kim de bir canı yaşatırsa bütün insanlığı yaşatmış gibidir. yeminle biz onlara resuller gönderdik birçok mucizeyle birlikte fakat çoğu yeryüzünde aşırı gittiler. (maide 5:32)
allah dininiz hakkında sizinle savaşmayan, sizi yurdunuzdan da çıkarmayan kişilere karşı iyilik yapmanızı yasaklamaz. allah adil olanları sever. (mümtehine 60:8)
allah, sizi yerinizden yurdunuzdan sürgün eden ve bu kötülüğe destek olanlarla dost olmaktan menetmiştir. kim onları veli edinmişse zalimin ta kendisidir. (mümtehine 60:9)
bir şehre saldırmadan önce onlara barış teklif edin, eğer barışı reddederlerse onları kuşatın. tüm erkekleri öldürüp geri kalan her şeyi ganimet alın. ancak size verdiğim topraktaki hitit, amori, kenanlı, perizzi, hivi, yebusi kavimleri bunun dışındadır. orada kimseyi sağ bırakmayın yoksa bu müşrikler kendi tanrılarına tapmanız için gereken tüm iğrenç şeyleri sizlere de öğretirler ve sizler de onların peşinden gidersiniz. (devarim 20.bap)
biz hanefiler diyoruz ki: eğer orduya, düşman kalesini ateşe vermek gibi şeyleri yasaklarsak, savaşta galip gelmek zorlaşır. ayrıca, kalede müslüman esirler, kadınlar ve çocuklar olsa bile, sırf onlar var diye kaleyi yakmak yasaklanmamıştır. (mebsut 10/59)
içinde çocuklar, esir alınmış veya ticaret için gitmiş müslüman kimseler bulunsa bile, düşman şehrinin sele veya ateşe verilmesinde, çevresine mancınıklar yerleştirerek taşa tutulmasında bir sakınca yoktur. resulullah taif kuşatmasında mancınık kurdurmuştur. üsame bin zeyd'e gerektiğinde şehri ateşe vermesini emretmiştir. avf bin malik'e ait kaleyi yaktırmıştır. düşmanlar, müslüman çocuklarını kendilerine kalkan olarak kullandıklarında hüküm yine böyledir. atış yapan kişi müslümana isabet edebileceğini bilse bile, üzerlerine atış yapmasında bir sakınca yoktur. (mebsut 10/119)
savaşta kafirlerle karşılaştığınız zaman hemen onların boyunlarını vurun. onları iyice ezdikten sonra işi sımsıkı bağlayın. artık esirleri ya fidye karşılığı ya da karşılıksız affedin. savaş bitene kadar hüküm budur. allah dileseydi elbette onlardan intikamını alırdı ancak sizleri imtihan etmek için böyle yapıyor. allah’ın yolunda ölenlere gelince onların amelleri boşa gitmemiştir. (muhammed 47:4)
esir öldürülmez ya fidye karşılığı ya da affedilerek serbest bırakılır çünkü muhammed suresi 4.ayet bunu emreder. hasan ve ata böyle demiştir. ancak biz hanefiler onların bu görüşünü kabul etmiyoruz. (mebsut 10/45)
zulme uğradıkları için müminlere savaşmaları için izin verildi. allah onlara yardım etmeye kadirdir. (hac 78:39)
sırf rabbim allah’tır dedikleri için yerlerinden, yurtlarından sürgün edildiler. eğer allah insanların bir kısmını diğer bir kısmına musallat etmeseydi içinde allah’ın çokça anıldığı mescitler, kiliseler, havralar yerle bir olurdu. allah kendisine yardım edenlere mutlaka yardım edecektir. allah çok kuvvetlidir ve yücedir. (hac 78:40)
habil ademoğlu 14/12/2025