rab, israiloğullarına kenan ülkesini mülk olarak verdi. sınırları güneyde negev çölü, kuzeyde lübnan dağları, batıda akdeniz, doğuda şeria (ürdün) ırmağı civarı. (mısırdan çıkış 34)
musa öldü, haydi yeşu kalk ve şeria (ürdün) ırmağını (doğudan batıya) geçin ve mülk olarak size verdiğim ülkeye girin. yeşu kenan ülkesini 12 parça halinde bölüştürdü. 10 tanesi şeria ırmağının batısındaydı. (yeşu 1, yeşu 13-14)
musa dedi ki allah'ın size verdiği kutsal topraklara girin. dediler ey musa orada zorba bir kavim var, senle rabbin gidin savaşın. (maide 21-22-23-24)
gördüğünüz gibi allah’ın vaadettiği toprakları hem tevrat’ta hem kuran’da gördük. kuran tevrat’ı tasdik etti, onu yalanlayıp “yok böyle bir vaad” demedi. hatta musa ve yeşu’nun kutsal topraklara giriş macerası maide suresi 21.ayetten itibaren anlatılmaktadır. şimdi birinci vaade gelelim:
o gün rab, avramla anlaşma yaptı. mısır ırmağından fırat ırmağına kadar uzanan bu toprakları senin soyuna vereceğim dedi. (tekvin 15)
gördüğünüz gibi fırat ve nil nehri arasındaki topraklar israiloğullarına değil, ibrahim'in bütün çocuklarına vaadedilmiştir. gerçekten bugün araplar bu iki nehir arasında yoğun olarak yaşamaktadır. tevrat’taki kehanet gerçekleşmiştir.
ibrahim’in çocukları araplar ve yahudiler nilden fırata kadar yaşamaktadırlar. israiloğullarına özel olarak vaadedilen topraklar sadece kenan ülkesidir. bugünkü filistin topraklarıdır.
hz süleyman çok güçlü olmasına rağmen nilden fırata kadar işgal etmemiştir. vaadedilen topraklar kuranda da geçmektedir. oradaki güçlü ve zalim halk kenanlılardır. bunlar helak edilmiştir. ayrıca o zamanki filistinliler ile bugünkü filistinlilerin de hiçbir alakası yoktur, sadece isim benzerliği vardır. bugünkü filistinliler mazlum araplardır, o zamanki filistinliler ege kökenli zalim bir denizci halktır, arap değillerdir. internette gördüğünüz türkiye’nin yarısını kapsayan arz-ı mevud haritaları uydurmadır. israiloğulları en güçlü oldukları kral süleyman zamanında bile filistin topraklarından dışarı çıkıp fıratla nil arasını, anadoluyu işgal etmemiştir.
şimdi meşhur katliam ayetlerini inceleyelim:
kimseye acımayın. yaşlıları, gençleri, kadınları, kızları, çocukları öldürün. (hezekiel 9)
internette her yerde dolaşan bu ayetin öncesini ve sonrasını paylaşıyorum. ayette katliama uğrayanlar israiloğullarının bizzat kendileridir. katliamı gerçekleştirenler de meleklerdir. buyrun okuyun:
sonra yüksek sesle kulaklarıma şöyle bağırdı: "şehrin cezalandırıcılarını, her biri elinde yok edici silahıyla buraya çağırın." o an kuzeye bakan üst kapı yolundan, her birinin elinde parçalayıcı silahı olan altı adamın geldiğini gördüm. aralarında keten giysi giymiş, belinde yazı takımı olan bir adam vardı. gelip tunç sunağın yanında durdular. israil tanrısı'nın görkemi, üzerinde bulunduğu keruvun üzerinden kalkıp tapınağın eşiğine geçti. rab, keten giysi giymiş, belinde yazı takımı olan adama seslendi: "şehrin, kudüs'ün içinden geç" dedi, "orada yapılan bütün iğrençlikler yüzünden inleyip ağlayanların alınlarına işaret koy." ötekilere benim duyacağım şekilde şöyle dedi: "onun ardından şehrin içinden geçin ve vurun. gözünüz esirgemesin, acımayın. yaşlıyı, genci, kızı, çocukları ve kadınları helak edin. ama üzerinde işaret olan hiçbirine dokunmayın. işe tapınağımdan başlayın." onlar da tapınağın önündeki yaşlılardan işe başladılar. sonra onlara, "tapınağı kirletin, avluları cesetlerle doldurun. gidin!" dedi. onlar da gidip şehri vurmaya başladılar. onlar vururken ben yalnız kaldım; yüzüstü yere kapanıp feryat ettim: "ey egemen rab! kudüs üzerine öfkeni boşaltırken israil'den geriye kalanların hepsini yok mu edeceksin?" şöyle yanıtladı: "israil ve yahuda halkının suçu çok büyük; ülke kanla, şehir zorbalıkla dolu. 'rab ülkeyi bıraktı, rab görmüyor' diyorlar. bu yüzden gözüm esirgemeyecek, onlara acımayacağım. yaptıklarını kendi başlarına getireceğim." keten giysi giymiş, belinde yazı takımı olan adam gelip şöyle haber verdi: "bana emrettiğin her şeyi yaptım.” (hezekiel 9.bap)
diğer bir katliam ayetine bakalım:
tanrınız rabbin size vereceği ülkede nefes alan bir tek canlı bırakmayacaksınız. kenan, hitit, amor, periz, hiv, yeus halklarını tümüyle yok edeceksiniz size emrediyorum öyle ki yaptıkları iğrençlikleri size öğretemesinler. rabbin size miras vereceği kenan diyarındaki yedi halkı yok edeceksin. hiçbirini sağ bırakmayacaksın. böylece yaptıkları iğrençlikleri sizlere öğretemesinler. (tesniye 20)
bu kavimler masum kişiler değildir, lut kavminden beter kavimlerdir. allah bazen melek eliyle kavimleri helak ettiği gibi bazen de insan eliyle helak eder. israiloğullarına bu emir sadece belli bir kavim için ve içlerinde peygamberler varken verilmiştir. önünüze çıkan herkesi asıp kesin denmemiştir. kavimlerin helakı kuran’da da mevcuttur:
nuh dedi ki rabbim kafirlerden bir kişi bile kalmasın hepsini yok et. eğer böyle yapmazsan geride kalanlar kafir nesiller yetiştirir. onlardan ancak zalimler doğar. (nuh 26-27)
allah bu kavimleri niçin topyekün helak ediyor? günahları nedir? tevrat zaten öncesinde açıklıyor okuyalım:
onlar putları için iğrenç şeyler sunuyorlar. kendi oğullarını ve kızlarını bile yakarak ilahlarına kurban ediyorlar. (tesniye 12)
rabbinizin size miras vereceği ülkeye girdiğinizde oradaki halkın iğrenç törelerini uygulamayın. onlar çocuklarını ateşte yakarak ilahlarına kurban veriyorlar. aranızda büyücü, muskacı, falcı, medyum, ruh çağıran olmasın. tanrınız bu iğrenç töreleri yüzünden oradaki halkları önünüzden kovacaktır. (tesniye 18)
çocuklarınızı iğrenç molek putu için kurban etmeyin, kadınlarla yatar gibi erkeklerle yatmayın, başka bir adamın karısıyla zina etmeyin, evlendiğiniz kadının kızıyla yatmayın, gelininizle ilişkiye girmeyin, yengenizle ilişkiye girmeyin, teyzenizle ilişkiye girmeyin, halanızla ilişkiye girmeyin, kardeşinizin karısıyla ilişkiye girmeyin, torunlarınızla ilişkiye girmeyin, kız kardeşlerinizle ilişkiye girmeyin, annenizle ilişkiye girmeyin, size vereceğim topraktaki kavimler bu günahları işledikleri için onları oradan kovacağım. oradaki topraklar bu suçlardan dolayı kirlidir, toprak onları kusacaktır. saydığım bu iğrenç şeyleri yaparsanız sizin de başınıza aynı şey gelecek. (levililer 18.bap)
sanırım çok net anlaşıldı durum. lut kavmi yukarıda sayılanlardan sadece bir tanesini yaptığı için komple yok edilmişken bunların on katını yapan kavimlerin yok edilmesi neden sizi şaşırtıyor? allah ister melek eliyle ister insan eliyle yapar bunu size mi soracaktı?
üçüncü helak emri:
amaleklerin yaptıklarının intikamını al. kadın erkek çocuk bebek öküz koyun deve eşek hepsini helak et. (1.samuel 15)
amalek, moğollar gibi haksız yere saldıran zorba bir topluluktur. allah bunların helak edilmesini samuel peygambere emretmiştir ancak samuel onu dinlememiştir. yani bu emir havada kalmıştır. peki tevrat’a göre diğer kavimler için savaş hukuku nasıl gerçekleşir?
bir şehre saldırmadan önce halkına barış teklif edin. barış teklifinizi kabul eder, kapılarını size açarlarsa, halkın tümü sizin için angarya işlerde çalışacak, size hizmet edecekler. ama barış teklifinizi reddeder, sizinle savaşmak isterlerse, şehri kuşatın. tanrınız rab şehri elinize teslim edince, orada yaşayan bütün erkekleri kılıçtan geçirin. kadınları, çocukları, hayvanları ve şehirdeki her şeyi yağmalayabilirsiniz. tanrının size verdiği düşman malını yiyebilirsiniz. yakınınızdaki kavimlere ait olmayan, sizden çok uzaktaki bütün şehirler için böyle yapacaksınız. (tesniye 20)
burada ise toplu katliam görmüyoruz. hz muhammed, beni kureyzalılara tevrat’taki bu hükmü uygulamıştır.
habil ademoğlu 25/12/2025