1040 yılında bağdat’ta doğan kendisi de hanbeli olan bir alimdir. cüveyni ve gazali ile görüşmüş, mutezili alimlerden kelam dersi almıştır. ibn akil, dini konularda akıl yürütmenin farz olduğunu savunup taklidi eleştirmiş, allah’ı cisim gibi ifade eden ahad haberleri akli delillerin ışığında tevil etmiş, alemin yaratılmış olduğunu hudus ve imkan delillerine dayanarak kanıtlamaya çalışmış, akli bir engel bulunmadıkça nasların zahirine bağlı kalınması, ancak dini bir delil bulunmadan ortaya konan batıni manaların da reddedilmesi gerektiğini söylemiştir. bu görüşlerinden dolayı ehli sünnet tarafından ölümle tehdit edilmiş, kendisi ölüm korkusundan dolayı tevbe etmiştir. ibni kudame bunları gururla anlatan “tahrimun nazar fi ilmil kelam” yani kelam ilminin haramlığı adındaki eseri yazmıştır.
İBNİ AKİL’İN TEVBESİ
onun tevbesine şöyle bir olayın sebep olduğunu duydum. bu çirkinlik ondan ortaya çıkınca, eş-şerif ebu ca'fer onun ve arkadaşlarının kanının akıtılmasına ve katline fetva verdi. ibn akil ölüm korkusuyla gizleniyordu. bir gün bir gemide yolculuk yaparken bir gencin şöyle dediğini işitti, zındık ibn akil ile karşılaşıp onun kanını akıtarak allah'ın rızasını kazanmayı temenni ediyorum. bunun üzerine ibn akil korkup gemiden indi ve şerif ebu cafer'e gelip tevbe etti. (sf 49)
onun biz farklı görüşler arasında bir zamanlar en üstün olanlar idik fakat işte bugün reddedilen ve bastırılan yetmiş kişiyiz sözü, selefimizin bir görüşte bizim ise başka bir görüşte olduğumuzu, bizim onların mezheplerinden ayrı başka bir mezhep ortaya koyduğumuzu ve bundan dolayı cezayı hak ettiğimizi ima etmektedir. bu tam bir yalandır, iftiradır, hayası ve dini olmayan bir kimsenin sözüdür. öyleyse kendisi neyi ihdas ettiğimizi ve hangi görüşümüzle seleflerimize muhalefet ettiğimizi bize söylesin. (sf 54)
ibni kudame'nin kelam haramdır adlı kitabından zeka dolu sözler:
selef yeter miktarda konuşmuşlar, sadra şifa olacak kadar açıklama yapmışlardı. Bunun daha altı anlaşılmaz, daha fazlası ise onları usulsüz şeyler söylemeye cesaretlendirir. (sf 64)
nebi ümmetinden hiç kimseye inandığı şeylerin sıhhatini öğrenmesi için kelam ilmini ve akli deliller çerçevesinde nazarı emretmedi; bilakis onların mücerret olarak delilsiz bir şekilde Müslüman olmalarına razı oldu. (sf 66)
te'vil bir nevi ikiyüzlülük, ahmaklık, inatçılık, cahilce konuşmak ve ihtiyaç olmadığı yerde tehlikeye atılmaktır. Halbuki Allah'ın sıfatlardan hangi manayı irade ettiğini bilmeye ihtiyacımız yoktur. (sf 71)
nasıl olur da sıfatların manası hakkında soru sorabilir? Hakkında soru sormanın bid'at, tefsiri hakkında konuşmanın hata ve araştırma yapmanın ikiyüzlülük ve derine dalmak olduğunu bildiği hususların keyfiyetini nasıl soruşturur? (sf 80)
EHLİ HADİS, KEŞKE HADİSLERDEN HABERDAR OLSA
sahabe kendince kelam yaptı, keyfiyeti meçhul gibi cevaplar vermedi. ibni abbas'a allah ahirette herkesle aynı anda nasıl konuşacak diye sordular dedi ki "herkese nasıl aynı anda rızık veriyorsa öyle.”
sahabeler ayetler hakkında soru sormuşlar, keyfiyeti meçhul diyip sorgulamayı iptal etmemişler. selefiler yalan söylüyor. insanlar ayetlerden istedikleri gibi akıl yürütmüşler, karşı çıkıp tartışmışlar. tevil etmişler.
hemmam bin münebbih'in hadis sahifesi. hureyre'den dinleyerek yazdırdığı hadis.
resulullah’a soru sorulduğunda bunu sormak bidattir demedi. cevaplamaya ve merakı gidermeye çalıştı. tekfir etmedi, azarlamadı bilakis sormayı teşvik etti.
ey allah'ın resulü, rabbimiz mahlukatı yaratmadan önce neredeydi. o da şöyle buyurdu, altı da üstü de hava olmayan bir bulut içindeydi ve arşını su üzerinde yarattı. (tirmizi 3109)
ehli sünnet terörü.
ehli sünnet eşektir, hevalarına sünnet demektedirler. onların mantıksız sözlerden sonra keyfiyetsiz, bila keyf demeleri sakın seni aldatmasın. bu sözü onların büyükleri uydurmuştur. (zemahşeri tefsiri 7:143)
hanbeliler akılsızdır. (fahrettin razi tefsiri 42:52)
imam şafi: sahabeden gelen rivayetlerin neredeyse hepsi ihtilaflıdır.
rebia bin ebi abdurrahman, 70 yılında medine'de doğan bir tabiindir. kendi görüşlerini hadislere tercih ederdi. bundan dolayı kendisine rabiatürrey denirdi. hocası ebu hanifedir, kendisi ise imam malik'in hocasıdır. görsel imam şafi’nin er-risale adlı eserindendir.
hz muaviye, kendi görüşünü uygulayıp hadisi reddediyor. görsel imam şafi’nin er-risale adlı eserindendir.
günümüzde ehli sünnet kendi alimlerinin düşüncelerinden bile sıyrılmış, farklı bir noktaya evrilmiştir. emin olun yukarıdaki sözler başka birine ait olsa onu tekfir ederlerdi ama şafi söyleyince susuyorlar.
habil ademoğlu 10/01/2026