2 Ocak 2026 Cuma

lokman ve luka peygamber

bismillahirrahmanirrahim

12-) lukman’a allah’a şükretsin diye hikmet verdik. kim şükrederse kendi için şükretmiştir, kim de nankörlük ederse allah gani ve hamit’tir. 

13-) lukman oğluna öğüt verirken şöyle demişti: oğlum sakın allah’a şirk koşma çünkü şirk çok büyük bir zulümdür. 

14-) insana anne babasını tavsiye ettik. annesi onu zahmet üzerine zahmetle taşıdı. annesinden ayrılması 2 yıldadır. bana ve anne babana şükret. bana döneceksiniz. 

15-) eğer bana şirk koşman için cahilce seninle uğraşırlarsa onlara itaat etme. dünyada onlara güzel bir şekilde davran. bana yönelen kişinin yoluna tabi ol. geri döneceğiniz yer benim yanımdır sonra size yaptıklarınızı bildireceğim. 

16-) oğlum hardal tanesinden küçük bir şey kayanın içinde, göklerde veya yerde olsa bile allah onu getirir. allah latif ve habir’dir. 

17-) oğlum salatı ikame et. güzelliği emret. çirkinliği engelle. başına ne gelirse sabret. işte bu gerçekten zor işlerdendir. 

18-) insanlara küstahlık yapma, kendini bir şey zannederek yolda yürüme. allah gurura kapılmış böbürlenen kişileri sevmez. 

19-) düzgün yürü ve sesini ayarla. seslerin en çirkini eşeğin sesidir. 

bu ayetler kuran’daki lukman suresinden alınmıştır. neden lokman değil de lukman yazıyorum çünkü arapçada o harfi yoktur. LOKMAN yanlış bir telaffuzdur. 


ibni ebi şeybe, ahmed, ibni cerir, ibnul munzir, ibni ebi hatim’in naklettiğine göre mücahid: lukman iri dudaklı, yassı ayaklı, israiloğulları arasında hakimlik yapan habeşli bir köleydi demiştir. 

ibn cerir ve ibn ebi hatim’in bildirdiğine göre ikrime: lokman peygamberdi dedi. ​ibn ebi hatim’in bildirdiğine göre leys: lukman’ın hikmeti peygamberlik idi dedi. (suyuti tefsiri lokman 31:12)

ibnul munzir, ikrime'den aktarıyor: lukman efendisine karşı en çok itaatkar olan bir köle idi. onun ilk olarak hikmetinin görülmesi şöyleydi. o efendisiyle beraber iken efendisi tuvalete girdi ve uzun süre tuvalette kaldı. bunun üzerine lokman: tuvalette fazla kalmak ciğerlere zararlıdır. bu durumda kişi basur olabilir ve harareti başa vurabilir. bu sebeple tuvalete girdiğinde kısa bir süre kal ve çık diye seslendi. bunun üzerine efendisi tuvaletten çıktı ve lukman'ın bu hikmetini tuvaletin kapısına yazdı. (suyuti tefsiri lokman 31:12)

lukman diğer özellikleri yanında hekimliğin atası olarak da tanınmış, onun bütün bitkilerin özünü bildiği söylenmiş ve kendisinden dertlere şifa olacak reçeteler ve formüller nakledilmiştir. (diyanet islam ansiklopedisi)

sevgili hekim luka (incil, koloseliler 4:14)

yukarıda paylaştığım tefsirlere göre lukman bir hekimdir. incil’de de luka bir hekimdir. şimdi lukman suresi ile luka incilindeki benzerliklere bakalım.

birinci benzerlik:

lukman’a allah’a şükretsin diye hikmet verdik. kim şükrederse kendi için şükretmiştir, kim de nankörlük ederse allah gani ve hamit’tir. (kuran 31:12)

ve bir köye girerken, on cüzzamlı adam ona rastladı; uzakta durdular. ve seslerini yükselterek dediler: iēsous, efendi, bize merhamet et. onları görünce dedi: gidin, kendinizi kâhinlere gösterin; ve oldu ki, giderlerken temizlendiler. onlardan biri, iyileştiğini görünce geri döndü; yüksek sesle theos’u yüceltiyordu. ve yüzüstü onun ayaklarına kapandı ve ona şükretti; ve o bir samariteliydi. iēsous karşılık verdi ve dedi: on kişi temizlenmedi mi; peki dokuzu nerede. bu garipten başka, theos’a yücelik vermek için geri dönen bulunmadı mı. ve ona dedi: kalk, git; imanın seni kurtardı. (incil, luka 17)

isa’nın kurtardığı ve allah’a şükreden kişi lukman’dır. luka kendisinden 3.şahıs gibi bahsediyor çünkü peygamberler kendilerinden bahsederken böyle anlatırlar. mesela:

rasulullah hutbede "allah bir kulunu dünya ile ahiret arasında serbest bıraktı o kul ise ahireti tercih etti." diyince ebubekir ağlamaya başladı. ona neden ağladığını sorduğumuzda "rasulullah yakında vefat edeceğini bizlere bildirdi anlamadınız mı?" dedi. (buhari 446)

peygamberler kendilerinden bahsederken böyle üçüncü şahıs gözünden anlatırlar. buna illeizm denir. 

çünkü insanoğlu da hizmet edilmeye değil, hizmet etmeye ve canını birçokları için fidye olarak vermeye geldi. (incil, markos 10:45) burada isa kendinden üçüncü bir şahıs gibi bahsetmiştir. 

20-) petros dönüp baktığında, iēsous’un sevdiği öğrencinin onları izlediğini gördü; yemekte onun göğsüne yaslanmış ve efendi, seni ele veren kimdir diyen oydu.

24-) bunlara şahit olan ve bunları yazan bu öğrencidir; ve onun şehadetinin hak olduğunu biliyoruz. 

bu ayetler incil / yuhanna 21.bapta yazmaktadır. yuhanna peygamber, kendisinden üçüncü bir şahıs gibi bahsetmiştir. 


ikinci benzerlik: 

lukman oğluna öğüt verirken şöyle demişti: oğlum sakın allah’a şirk koşma çünkü şirk çok büyük bir zulümdür. (kuran 31:13)

ve iēsous karşılık vererek ona dedi: yazılmıştır, kyrios theos’una secde edeceksin ve yalnız ona hizmet edeceksin. (incil, luka 4:8)

öyleyse theos’un soyundan olduğumuza göre, tanrısal varlığın insan sanatının ve tasarımının ürünü olan altın, gümüş ya da taşa benzer olduğunu sanmamalıyız. (incil, resullerin işleri 17:29)

üçüncü benzerlik: 

insana anne babasını tavsiye ettik. annesi onu zahmet üzerine zahmetle taşıdı. annesinden ayrılması 2 yıldadır. bana ve anne babana şükret. bana döneceksiniz. (kuran 31:14)

petros ve apostoloslar cevap vererek dediler: insanlardan çok theos’a itaat etmek gerekir. (incil, resullerin işleri 5:29)

o da onlara dedi: size gerçeği söylüyorum, theos’un krallığı uğruna evini, karısını, kardeşlerini, anne babasını ya da çocuklarını bırakan, bu çağda kat kat fazlasını ve gelecek çağda ebedi hayatı alacaktır. (incil, luka 18:28-29)

dördüncü benzerlik: 

eğer bana şirk koşman için cahilce seninle uğraşırlarsa onlara itaat etme. dünyada onlara güzel bir şekilde davran. bana yönelen kişinin yoluna tabi ol. geri döneceğiniz yer benim yanımdır sonra size yaptıklarınızı bildireceğim. (kuran 31:15)

örtülü olup da açığa çıkmayacak hiçbir şey yoktur; gizli olup da bilinmeyecek hiçbir şey yoktur. bu nedenle karanlıkta söylediğiniz her şey aydınlıkta işitilecek; iç odalarda kulağa fısıldadığınız şeyler damlardan ilan edilecektir. (incil, luka 12:2-3)

o hâlde dedi: theos’un krallığı neye benzer, onu neyle karşılaştırayım? bir hardal tanesine benzer; bir adam onu alıp kendi bahçesine ekti; büyüdü ve bir ağaç oldu; göğün kuşları dallarında barındı. (incil, luka 13:18-19)

efendi dedi: eğer hardal tanesi kadar imanınız olsaydı, bu dut ağacına kökünden sökül ve denize dikil dersiniz; ve size itaat ederdi. (incil, luka 17:6)

beşinci benzerlik: 

oğlum hardal tanesinden küçük bir şey kayanın içinde, göklerde veya yerde olsa bile allah onu getirir. allah latif ve habir’dir. (kuran 31:16)

onlara, her zaman dua etmeleri ve cesaretlerini yitirmemeleri gerektiğini anlatan bir benzetme söyledi: bir şehirde theos’tan korkmayan ve insana aldırmayan bir yargıç vardı. o şehirde bir dul kadın vardı; ona gelip duruyordu ve diyordu: karşımdakine karşı bana adalet sağla. bir süre istemedi; fakat sonra kendi kendine dedi: her ne kadar theos’tan korkmasam ve insana aldırmasam da, bu dul kadın bana sıkıntı verdiği için ona adalet sağlayacağım; yoksa sürekli gelip beni bezdirecek. kyrios dedi: haksız yargıcın söylediğini işitin. peki theos, gece gündüz kendisine feryat eden seçilmişlerinin adaletini sağlamaz mı ve onlar için gecikir mi? (incil, luka 18.bap)

altıncı benzerlik:

oğlum salatı ikame et. güzelliği emret. çirkinliği engelle. başına ne gelirse sabret. işte bu gerçekten zor işlerdendir. (31:17)

talebelerin canlarını güçlendirip iman içinde kalmaya teşvik ederek: theos’un krallığına birçok sıkıntıdan geçerek girmemiz gerekir diyorlardı. (incil, resullerin işleri 14:22)

yedinci benzerlik: 

insanlara küstahlık yapma, kendini bir şey zannederek yolda yürüme. allah gurura kapılmış böbürlenen kişileri sevmez. (kuran 31:18)

davetlilerin başköşeleri seçtiklerini fark edince onlara bir benzetme anlattı: bir düğüne çağrıldığında, başköşeye oturma; senden daha saygın biri çağrılmış olabilir. seni ve onu çağıran gelip sana: buna yer ver der; o zaman utanarak en son yere geçersin. ama çağrıldığında git, en son yere otur; seni çağıran gelince sana: dostum, yukarı geç der; o zaman sofradakilerin önünde onur kazanırsın. çünkü kendini yükselten alçaltılacak, kendini alçaltan yükseltilecektir. kendisini davet edene de dedi: öğle ya da akşam yemeği verdiğinde, dostlarını, kardeşlerini, akrabalarını ya da zengin komşularını çağırma; yoksa onlar da seni çağırır ve karşılığını almış olursun. ama bir şölen verdiğinde, yoksulları, sakatları, topalları, körleri çağır. o zaman mutlu olursun; çünkü onların sana karşılık verecekleri yoktur; doğruların dirilişinde sana karşılık verilecektir. (incil, luka 14.bap)


habil ademoğlu 02/01/2026

PDF LİNK