derken doğum sancısı onu bir hurma ağacının dibine sevk etti. dedi ki: keşke bundan evvel ölseydim de, unutulmuş, anılmaz bir şey olsaydım.
o sırada alt tarafından ona şöyle nida edildi: mahzun olma. muhakkak rabbin senin alt yanında bir su arkı vücuda getirdi.
hurma ağacını kendine doğru silkele; üzerine taze, olgun hurmalar dökülsün.
artık ye, iç, gözün aydın olsun. eğer insanlardan birini görürsen de ki: ben rahmân için oruç adadım; bugün hiçbir insanla konuşmayacağım.
sonra meryem, çocuğu kucağına alarak kavmine getirdi. dediler ki: ey meryem! andolsun, sen pek acayip bir şey yaptın.
ey harun’un kız kardeşi! baban kötü bir adam değildi, annen de iffetsiz değildi.
meryem bunun üzerine çocuğu işaret etti. dediler ki: biz beşikte olan bir çocukla nasıl konuşuruz?
çocuk dedi ki: muhakkak ben allah’ın kuluyum. bana kitabı verdi ve beni bir peygamber kıldı. (kuran 19:22-30)
meryem annemizin altından konuşan kimdir? isa mı cebrail mi? bu birinci soru.
ikinci soru: meryem annemiz yanında su olmadığı için mi üzgündür? niye üzülme allah yanında akan su oluşturacak denilerek teselli ediliyor? meryem’in ihtiyacı su mudur?
arkadaşlar meryem’in altından konuşan kişi isa’dır. meryem’in altında akan bir su oluşmamıştır. meryem niçin üzülmektedir? çünkü o fahişelikle suçlanacak doğan çocuğu da piçlikle itham edilecekti. meryem bunun için kahroluyordu. isa annesini teselli etmek için “üzülme altındaki çok şerefli bir kuldur.” dedi ve meryem teselli buldu çünkü isa beşikte konuşarak annesini temize çıkaracaktı.
malesef bu ayeti doğru çeviren sadece iki kişi var: erhan aktaş ve zemahşeri. seriyya kelimesinin serv kökünden türediğini söylemişlerdir. serv ise üstünlük ve şeref manasındadır. su ile alakası yoktur. meryem’in üzüntüsü de susuzluk değildir.
habil ademoğlu 15/01/2026